İşimiz Göründüğü kadar kolay değil..

         Kapı açmaya gittiğimizde bazen 15-20 saniyede kapıyı açtığımızda müşterilerimiz bu işin çok kolay olduğunu düşünüyorlar.Hatta hemen dile getiriyorlar. Aslında bu kadar kolay değil bu bir eğitim ve tecrübe ve bazı aletlerin yardımıyla yapılan komplike bir iş. 

      Benim 20 saniyede tekrar tekrar açtığım bir kapıyı müşterim benim aletimle açmayı denemek istedi. Bu sakıncalı olmasına yapamayacağını ispatlamak için denemesine izin verdim. Ne kadar uğraştıysa da başaramadı. Kolay görünmesine rağmen göründüğü gibi olmadığını anladı.

          Bizlerde ilk başladığımızda çok zorlanmıştık zaten. Hatırlıyorum da ustam tekrar tekrar göstermesine rağmen ve her işte deneme yapmama rağmen 2 ay sonra ilk defa kapı açabilmiştim. Ondan sonraki denemelimin çoğunda da başarısız olmuştum.Çünkü her kapı aynı değil her kilit aynı değil. Pek çok yöntem ve alet var. Ustam bana derdi ki kapıya gidince kilide bir bak içini hayal et. Kilit ol,anahtar ol kilidi aç. Kilidi önce kafanda aç, başaramazsan ellerinde başaramaz.

         Çünkü içeride ne var gözlerinle göremiyorsun.Beyninle göreceksin. İyi bir ekipmanın yardımı da kuşkusuz çok gerekli.Görüldüğü gibi bu bir yatırım ve ustalık işi. Kilitlerde günden güne gelişiyor,değişiyor,açmak zorlaşıyor.

         Bunlar zaten başlı başına zorken bir de başka etkenler var. Kapının kilitli olması,birden fazla kilit olması,kilit te arıza olması.
Üzücü ama bazen içeride hasta, çocuk olması,yangın tehlikesi ayrıca bir stres nedeni oluyor. Başımızda bekleyen aceleci ve endişeli müşterimizin baskısı elimizi ayağımıza dolaştırabiliyor. Bazen içeriden gelen ağlayan bebek sesi,düşüp kapıyı açamayan yaşlı bir insanın inlemesi yardım çağrısı. Bazen de içeriden gelen yanık kokusu bizleri çok etkiliyor. Konsantrasyonumuzu bozuyor.

    Başka bir konu ise art niyetli kişilerin tuzağına düşme,onlar tarafından kullanılma tehlikesi.Siz hiç çilingire kapı açtıran hırsız duydunuz mu?
   Ya anahtarı içeride unuttuğu için çocuğunu bizim yanımızda azarlayıp dövenleri, bu nedenle kavga eden çiftleri hiç sormayın.

     Her bir iş heyecan korku ve ya açamazsam içeride ne olur,doğru kişiye kapı açıyor muyum endişesi ve ispat aramaya,şahit ve kefil bulmaya çalışma bizi olumsuz etkiliyor.

    Bir de işimizi küçümseyip hak ettiğimiz ücreti vermeyenler de cabası oluyor.

     İyi bir çilingir ustasının formülü: Çelik gibi sinirler,dayanma gücü,iyi bir önsezi,inisiyatif gösterebilme,empati gösterebilme,alçak gönüllü olma,menfaatlerinden feragat edebilme,merhamet, adaletliye dürüst olma,iyi bir eğitim,el becerisi,iyi bir donanım. En önemlisi hepsini bir arada denge ile kullanabilme yeteneği. İnanın bunları bir araya getirmek çok zor.Hele dengeyi sağlayabilmek en zoru.

Tabi karşılaştığımız güzel olaylar da yok değil:

Düşüp kalça kemiğini kırıp saatlerdir yerde yatan yaşlı kadının bizi karşısında görünce minnettarlık dolu bakışları.

  Ağlamaktan katılmış bir bebeğin ve annesinin bebeği ağladıkça çektiği acıdan sonra kapı açılınca ki kavuşmaları, anne bebek arasındaki o görüntü,o his alış verişi o sevinç hiç bir yerde bulunamaz.

  Uyuyup kalan gencin kapıyı açmaması sonucu banyoya mı girdi? acaba zehirlendi mi? acaba düşüp başını mı
çarptı? diye endişelenen anne babanın kapı açılınca çocuklarının iyi olduğunu gördüklerindeki sevinç.

Birde yeni evli oldukları anlaşılan çiftten birisinin içeride olan için duyduğu endişeden sonra kapı açılınca ve iyi olduğunu anladıktan sonraki o hali. Kızgın şekilde içeridekine söylense bile , onu ne kadar çok sevdiğini anlayabilirsiniz.